evros

7 Ekim 2019 Pazartesi

saw your eyes



behind the flowers

of the most color you love

the color of the sun

the color of the jesus


saw your eyes

solid, unhappy, serious

silent and dark


loved you again

like i did in first night

like i did in first sight


the kid inside

can not role

fully bright


no way to ride

nothing to hide

saw your eyes

7 Temmuz 2019 Pazar

Kabak Bay Fethiye Türkiye

Jews Harp - Harmonica Solos









8 Aralık 2018 Cumartesi

five corners of stingrays |
πέντε γωνίες των σαλαιων |
vatozların beş köşesi |


| βάθη |








( works done while I was staying in Mr. Marc Dubin's marvellous house, when I was a guest of Mr. Sevan Nişanyan , Samos , Vathi , Greece 24-27 November 2018 | credits + thanks )


9 Ağustos 2018 Perşembe





the love of poison

ow moon in blood
the blood of starts, ends

a black widow
bited me

bited my hearth
to death

the love
has an easy way
to return 
hate

but gods
the moon gods
helped me

to awake

9 Nisan 2018 Pazartesi

lakabım üzerine konuşmak isterim : lakin lakabımı " evros " atlasta buldum - meriç ırmağının yunanca ismi - bulgarlar meritsa derler - küçüklükten beri atlaslarda gezinirim - görsel herşeyi çok sevdiğim gibi atlasları da çok severdim - bana diğer ülkelerden ve genel anlamda dünya gezegeninden bahsederdi çünkü - ve gezgin hayallerri kurdururdu - başka ülkedeki insanlar nasıldır ? ne yer ne içerler ? belki ordaki herşey tamamen farklıdır.. gibi yarı mantıklı yarı saçma fikirler belirirdi aklımda...

en çok da coğrafi-sınırsız kahve renkli dağlı taşlı - denizleri mavi tonlu olanlarını severdim - ülkeler komik gelirdi bana - sanki birileri tek renk hapishaneye girmiş gibi :))

well-hasıl üniversitede sanat okuyunca ve diğer uluslarla tanışma fırsatı artınca - isminin (evrensel) güzel ama çok uzun olduğuna karar verdim - kısa ama benzeyen bir kısaltma lazımdı - çocukken bana evro-paçi derlerdi.. evro genel olarak iyidi ama tılsımı düşüktü..

atlasta " evros " u gördüm - sanırım ingilizce bir atlastı ve tabiki ingilizler yunancasını seçmişlerdi :))

evros-meriç ırmağı hem sınır hem nehir oluşu ile beni çok etkilerdi - yunanla sınırın çoğu bir nehir lan ! - ne ona ne buna ait - ikisiyle de daşşak geçer gibi akıyor.. süper bi nehir bu !

hem doğa sevgime uygun - hem antifaşist -- (ithakalı bir şaman teyzenin sonradan verdiği bilgi ile de antik yunanca geniş olan - geniş görüşlü demek) İŞTE BU BENİM dedim :O)

ve evros'u meriç'in izniyle kendime lakap edindim.

2 Mayıs 2017 Salı

Mercy for my election ! - 2017

Deeptroathing Democracy  - 2017

4 Aralık 2016 Pazar

BULUTLARIN İŞİ - FERREIRA GULLAR

Veranda sabit
Akşamın köşesinde - bulutlar çalışırken

Sandalye hiç olmadığı kadar kuru
ve saydam
kalp gibi

Sadece akşamın köşesinde akşamı bilenler için :
yeşil yapraklar & rüzgar &
tavukların gıdaklamaları
gökyüzünün altındaki evler
göz önünde neler neler

Ve meyveler ?
& hem de meyveler.
Büyüyor ve ayar çekiyorlar
gerçeğe
renge
gökyüzünün. Evet - meyveler
hiç yemeyeceğimiz
onlar da akşamı edecekler
(senin akşamın benim içinde olduğum)

Nasıl olduysa - halen - meyvenin akşamı
Hiçbir şekilde çalamayacağımız :
akşam
aklını taktı mı
zafere
artık hiç bir meyve
daha fazla parlayamaz
sadece bir sonraki yıldızsız akşamdır
meyvelerin parlayacağı

Bulutların işi bu.
aslında insanlar için bir utanç
Bulutlar şehirler için çalışmaz
Bulutlar varsa şehirler yoktur
Bulutların umurunda olmayız kafamızın üzerinden geçerken
Umursayan biziz sadece - biz dolaşırız altlarından
Bulutlar parlar
Ama insanların kalpleri için değil
Akşamın yapraklarıdır geri dönmek için bekleyen
& biz onları izleriz.
Bütün bunların dışında bir kuş uçar
- ve sadece o uçtuğu için biz onu görürüz
Beyaz kuş
var olmak istediği için değil veya ihtiyacımız olduğu için değil
O beyaz kuş
Beyaz olduğu için

      Yüzleş -
      Kim onca seçeneği kaybeden ?
      Sen ? Kuş ?

Ferriara Gullar

** Portugese-English translation : Paul Blackburn
*** English-Turkish translation : Evrensel


http://www.antoniomiranda.com.br/poesia_ingles/ferreira_gullar.html